|
Mersin’de Sanatçı Sevim Şanlı’nın ‘Sessiz Mirasın Sesi’ isimli kişisel resim sergisinde kadın emeğiyle yaşatılan iğne oyası mirası çağdaş sanatla buluşarak görücüye çıktı.
Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Başkan Vekili ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Mersinden Kadın Kooperatifi paydaşlığında, Mersin’in Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde kadın emeğiyle yaşatılan iğne oyası mirasının çağdaş sanatla buluşmasından ilham alan sanatçı Sevim Şanlı’nın ‘Sessiz Mirasın Sesi’ adlı kişisel resim sergisine katıldı.
Mersin Güzel Sanatlar Galerisi’nde ziyarete açılan sergide, sanatçı Sevim Şanlı’ya ait toplam 150 eser yer alırken; eserlerde yağlı boya resimler üzerine iğne oyası işlemeleri uygulanarak geleneksel kadın emeği çağdaş sanatla buluşturuldu.
SEÇER: “BELEDİYELER VE BAŞKANLARI MİLLET İRADESİNİN TECELLİ ETTİĞİ EN ÖNEMLİ KURUMLARDIR”
Konuşmasına kadınların toplumdaki önemine değinerek başlayan Başkan Seçer, hem Türkiye’yi hem de dünyayı yaşanılan sıkıntılardan kadınların kurtaracağına inandığını söyledi. Demokrasi adına değerlendirildiğinde belediyelerin ve belediye başkanlarının millet iradesinin tecelli ettiği en önemli kurumlar olduğunu belirten Seçer, “Vatandaş belediye başkanı üzerinden kendini yönetecek, yerel hizmeti verecek kişileri seçiyor. Bu nedenle belediye başkanı şehrini çok iyi bilmeli. O şehrin dinamiklerini, demografisini, toplumsal yapısını, hassasiyetlerini bunları iyi ölçebilmeli. Nihayetinde yerelde uygulayacakları hizmetlerin, alacakları kararların temelinde o bilgi birikimi yatıyor” dedi.
“MERSİN; DEĞERLİ, SİNERJİSİ, ENERJİSİ VE BEREKETİ ÇOK YÜKSEK BİR KENTTİR”
Kentin büyükşehir belediye başkanı olarak Mersin’i tek kelimeyle özetlemesi istenmesi halinde ‘Mersin benim için Türkiye’dir, Türkiye’nin izdüşümüdür’ cevabını vereceğini aktaran Seçer, “Toplumsal, siyasal ve ekonomik açıdan Türkiye ne yaşıyorsa minyatürünü Mersin’de görebiliyorsunuz. Çünkü Mersin kültürlerin buluşma noktası. Mersin homojen bir demografi değil. Kent merkezi binlerce yıllık bir tarih değil. Sonradan bazı dinamiklerin tetiklediği etkiler sonucu gelişmiş, büyümüş ve serpilmiş bir kent. Anadolu’nun her köşesinden farklı renkleri burada bir şekilde buluşturmuş ve bir potada eritmiş, çok farklı bir yapı ortaya çıkarmış. Bugünkü Mersin; sinerjisi, enerjisi ve bereketi çok yüksek değerli bir kenttir” diye konuştu.
Mersin’in doğusuna gidildiğinde dünyanın en kadim kentlerinden Tarsus’un olduğunu, batısına gidildiğinde ise binlerce yıllık Olba krallığının izlerinin bulunabileceğine dikkat çekerek konuşmasını sürdüren Seçer, “Mersin böyle muazzam bir yer. Bu kadar geniş bir tanımlama ile anlattığımız bir kentte kültürü konuşmak, bu kültürü yaşatmanın yollarını aramak ise başka bir zenginlik” dedi. İğne oyasının da bu kültürden sadece bir tanesi olduğunu, benzer nitelikte binlerce kültürün Mersin coğrafyasında kök saldığını dile getiren Seçer, “Hem köklerini burada salmış hem Anadolu’nun birçok bölgesinden o kökler çıkmış ama hayatını yitirmesin diye belki bir toprak içerisinde, belki bir bardak su içerisinde buraya kadar getirilmiş, yaşamı idam ettirilmiş, burada toprağa tekrar dikilmiş, o kültür burada tekrar yaşarsın, tekrar serpilsin, tekrar etrafına ışıklar saçsın diye” ifadelerini kullandı.
“CUMHURİYETİ, SEKÜLER BİR DEVLET YAPISINI VE MUASIR MEDENİYETLER SEVİYESİNİ DEĞERLİ GÖRÜYORUZ
Çağdaş bir anlayışla Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden gittiklerini belirterek konuşmasını sürdüren Seçer, toplumların yaşamlarını kültürleriyle idame ettirebileceklerini kaydetti. Seçer, “Bizler cumhuriyeti, seküler bir devlet yapısını ve muasır medeniyetler seviyesini değerli görüyoruz. Bir bacağımız orada, ayağımızı oraya basmışız. Çağdaş bir dünyada yaşamak istiyoruz. Ama diğer bir bacağımızda köklerimiz, kültürümüz burada sapasağlam duruyor. Bunun üzerinde duruyoruz. Biz kimliğimizi bunun üzerinden yükseltiyoruz. Aslımız belli. Biz Anadolu insanıyız ve bu değerlerimizi yaşatmak zorundayız” dedi.
“SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ DEMOKRASİLERDE DEVLET SİSTEMİNE CAN VEREN UNSURLARDIR”
Sivil toplum örgütlerinin demokrasilerde devlet sistemine can veren unsurlar olduğuna dikkat çeken ve “Demokrasilerden sivil toplumu aldığınız zaman modern bir devlet sistemini ortadan kaldırırsınız” diyen Seçer, demokrasiyi ihya etmek için sivil toplumun gücünün önemine değindi. Mersinden Kadın Kooperatifi’nin de ülkenin ve toplumun kazanımı için değer üreten bir görev üstlendiğini söyleyen Seçer, “Bunu sürdürmek zorundayız. Mersin’in buna ihtiyacı var. Sürdürülebilir, istikrarlı çalışmalar yapmalıyız. Bugün yaptık, yarın unuttuk değil. 7 yıl önce başladık 7 yılın sonunda yaptıklarımıza övücü cümleler kurabiliyoruz. Önümüzdeki planlamaları çok net anlatabiliyor, somut konuşabiliyoruz. İşte bir toplum böyle gelişiyor ve serpiliyor” sözlerine yer verdi.
“TÜRKİYE BARIŞ ORTAMINA, HUZUR ORTAMINA ERECEKSE BUNU MERSİN’DEN BAŞLATACAK”
Mersin iyi yolda olduğunun altını çizen ve Türkiye, bölge ve dünyadaki gelişmelerin kenti daha da değerli kılmaya başladığını ifade eden Seçer şunları söyledi:
“Her geçen gün büyüyoruz. Çeşitliliğimiz bize bir zafiyet, bir yük değil aksine bir güç veriyor. Bizi daha da zengin gösteriyor. Bunun da değerini bileceğiz. Biz cumhuriyet insanıyız ve çağdaş bir ülkede yaşamak istiyoruz. Bunun için mücadele ediyoruz. Ve ülkemizde birlik, beraberlik ve kardeşlik istiyoruz. Kavgalar, savaşlar kimseye bir şey kazandırmamıştır. Bunu hep savunuyoruz. Türkiye’de barışı Mersin’den başlatacağız. Türkiye barış ortamına, huzur ortamına erecekse bunu Mersin’den başlatacak. Çünkü bu güzel kentimiz küçük Türkiye. Türkiye’nin iz düşümü.”
Seçer konuşmasını, serginin oluşturulmasında ve açılmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek, “Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sizin gibi emekçilerin hep yanında olacağız. Siz toplum için önemli işler yapıyorsunuz, yol gösteriyorsunuz. Biz de sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz” sözleri ile tamamladı.
MERAL SEÇER: “İĞNE OYASI YÜZYILLARDIR ANADOLU KADINININ SESSİZ BİR DİLİ OLDU”
Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer, ‘Sessiz Mirasın Sesi’ resim sergisinin çok kıymetli olduğunun altını çizerek, kültürel miras olan iğne oyası ile çağdaş sanatın birbiriyle harmanlandığı çok özel bir sergide bir arada olmaktan dolayı duyduğu mutluluğu ifade etti. Meral Seçer, “İğne oyası yüzyıllardır Anadolu kadınının sessiz bir dili oldu. Kadınlar çoğu zaman duygularını, hissettiklerini, konuşamadıklarını, üzüntülerini ve sevinçlerini sessizce iğne oyasında motifler halinde sundular, kendileri ve komşuları bunları kullandılar” dedi.
Bu motiflerin en güzel yanının ise ilhamını doğadan alması olduğunu kaydeden Meral Seçer, “Kadınlar; duygularıyla doğadaki renkleri, çiçekleri, kuşları, böcekleri ve doğanın var ettiği tüm nesneleri resmettiler ve bunları motif haline getirdiler. Bu yüzden bizim için çok kıymetli bir miras” diye belirtti.
“İNSANIN KENDİ KÖKLERİNE SAHİP ÇIKMASI HER ZAMAN İÇİN O İNSANI VE TOPLUMU GÜÇLENDİREN UNSURLARDIR”
İğne oyasının Anadolu kültüründeki varlığından söz ederek, aslında tüm Türkiye’de yapılmakta olduğunu belirten Meral Seçer, bölgemizde de özellikle Tarsus ve Çamlıyayla ilçelerinde yapıldığını dile getirdi. Bu sergi ile iğne oyasına farklı bir bakış açısı getirip, daha görünür olmasını sağlamayı amaçladıklarını ifade eden Meral Seçer, “Bu miras aslında yüzyıllardır kullanılmış olmakla birlikte, son yıllarda giderek unutulmaya yüz tutmuş durumda. İnsanın kendi köklerine ve mirasına sahip çıkması her zaman için o insanı ve toplumu güçlendiren unsurlardır” sözlerine yer verdi. Mersinden Kadın Kooperatifi olarak, Ssnatçı Sevinç Şanlı ile bu yola başladıklarında çok heyecanlandıklarını aktaran Meral Seçer, “‘İğne oyasına başka bir bakış açısı getirmeliyiz. İğne oyası sadece evlerde kullanılan değil ya da sadece yaş almış insanlarımızın yaptığı değil; gençlerimizin de bunu yapması için bir farkındalık yaratmamız gerekiyor’ dediğimizde bu serginin kararını aldık. Sevinç Hanım aylar boyunca buna emek verdi” dedi ve çok güzel bir çalışmanın ortaya çıktığından söz ederek, Şanlı’yı kutladı.
MERAL SEÇER, İĞNE OYASININ TANITIMI İÇİN YAPTIKLARI İŞ BİRLİKLERİNİ ANLATTI
Mersinden Kadın Kooperatifi olarak 2019 yılında kuruldukları günden bu yana Mersin’de kadınların ekonomik, sosyal ve kültürel alanda görünür olmasını artırmayı amaçladıklarını ifade eden Meral Seçer, bunun yanında Mersin’in değerlerini ortaya çıkararak, kentin tanınırlığına da katkı sunmaya çalıştıklarını sözlerine ekledi. Ortaya koydukları bu çalışmalardan bir tanesinin de iğne oyasını geleceğe taşımak olduğunu belirten Meral Seçer, iğne oyasının kadınlar tarafından muhteşem bir şekilde yapıldığını ancak tasarım ve inovatif hale getirilmesi ile insanların güncel hayatta da rahat kullanabilmesi noktasında bir eksiklik olduğunu gördüklerini aktardı. Meral Seçer, Mersin’e özgü dokumaların Dilek Hanif'in modern yorumuyla yer aldığı ‘Mersin Dokumaları Kıyafet Sergisi’nde olduğu gibi iğne oyasında da bir tasarımcı ile ilerlemeyi düşündüklerini sözlerine ekledi.
“ANADOLU KADINLARI, BİR ARAYA GELDİKLERİNDE HER ŞEYE SES OLABİLECEK BİR KABİLİYETE SAHİPLER”
Bu noktada da gençlerin ve özellikle de genç kadınların çok önemli olduğunun vurgusunu yapan Meral Seçer, “Onların iğne oyasını öğrenmesi sadece yeterli değil, bunu sevmesi, kullanması gerekmektedir. Mersinden Kadın Kooperatifi olarak tasarımcı iş birliği ile bu kadınlara kurs açmayı planlıyoruz. İğne oyası çok sabır gerektiren bir iş. Bu çalışmaların da sabır gerektiren bir iş olduğunu 2019’dan bu yana çok fazla deneyimledik ve sabırla bu çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye belirtti. Bu sergi sayesinde de kültürel bir mirasın sessizliğine tanıklık edip, ona ses olduklarını sözlerine ekleyen Meral Seçer, “Anadolu kadınları çok güçlü kadınlar. Bir araya geldiklerinde, iş birliği yaptıklarında ve güçlerini birleştirdiklerinde her şeye ses olabilecek bir kabiliyete sahipler. Bu bir kadının, çocuğun, doğanın, emeğin ya da umudun sesi olabilir. Hep birlikte bu birlikteliğimizi koruyarak, ülkemiz ve kentimiz için çok güzel işler yapabiliriz” ifadelerini kullandı.
Meral Seçer ayrıca, iğne oyalarını sabırla ilmek ilmek ören iğne oyası yapan emekçi kadınlara ve Sanatçı Sevinç Şanlı’ya teşekkürlerini ileterek, “Sevinç Hanım, kentimizin mirası olan coğrafi işaret tescilli ürünlerin simgesini tuvallere yerleştirdi” dedi. Meral Seçer konuşmasını, organizasyonda kendilerine destek veren Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na teşekkürlerini ileterek sonlandırdı.
ŞANLI: “KÜLTÜREL MİRASIMIZ OLAN İĞNE OYASININ YENİDEN ELE ALINMASINA DESTEK OLAN MERAL SEÇER’E TEŞEKKÜR EDERİM”
İğne oyasının, yaşamın ritmine eşlik eden bir kültürel hafıza olduğunu söyleyen sanatçı Sevinç Şanlı, “İğne oyası sevinci de yas tutmayı da birlikte taşıyabilen nadir üretim biçimlerinden biridir. Bu sergi kadınlarla başladı, ellerini kullanan, sesi kısılmış ama varlığını hiç kaybetmemiş kadınlarla. İğne oyaları uzun yıllar boyunca evlerin içinde, gündelik hayatın kıyısında üretildi. Çoğu zaman bir sanat olarak görülmedi, adı konmadı, duvara asılmadı” diyerek, iğne oyasının kuşaklar boyunca taşınmış estetik bir bilinçle yapılmış bir sanat olduğunun altını çizdi. Mersin’de de kadınların yıllar boyu iğne oyasını birçok alanda kullandıklarını ve Tarsuslu olan annesinin başında her zaman iğne oyalı bir yazma olduğunu söyleyen Şanlı, kültürel bir miras olan iğne oyasının yeniden ele alınmasını destekleyen Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer’e ve kooperatif paydaşlarına teşekkür etti.
Konuşmaların ardından, protokol üyeleri ve iğne oyası yapımında emeği geçen üretici kadınların katılımı ile kurdele kesilerek 31 Ocak tarihine kadar açık olacak olan ‘Sessiz Mirasın Sesi’ sergisi ziyarete açıldı. Açılışın ardından sergiyi gezen Başkan Seçer, mirasın ilmek ilmek işlendiği iğne oyasının yağlı boya ile tuvalde buluştuğu ‘12 Ay’ ve ‘Emanet’ isimli tabloları satın alarak sergiye destek verdi.
|