|
Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi’nin 2025 yılı hava kirliliği raporu, kentteki vahim tabloyu gözler önüne serdi. Tarsus ve Akdeniz’de neredeyse yılın tamamına yakını kirli hava solunurken, en tehlikeli kirletici PM2.5 ise hiç ölçülmüyor.
Mersinliler'in soluduğu hava, ulusal ve uluslararası standartların çok üzerinde kirlilik içeriyor. Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şubesi tarafından Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verileri esas alınarak hazırlanan 2025 Yılı Hava Kirliliği Raporu'na göre, kentteki 7 ölçüm istasyonunun neredeyse tamamında partikül madde (PM10) ve azotoksit (NOX) kirliliği sınır değerlerin katbekat üzerinde seyrediyor.
Raporun en çarpıcı bulgusu, partikül madde (PM10) kirliliğinde yaşanıyor. Yıllık sınır değerin 40 µg/m³ olması gerekirken, Akdeniz istasyonunda bu oran 71.97 µg/m³, Tarsus'ta 68.89 µg/m³, İstiklal'de ise 64.92 µg/m³ olarak ölçüldü. Günlük bazda yapılan değerlendirmede ise tablo daha da vahim: Tarsus'ta yılın 259 günü, Akdeniz'de 221 günü, İstiklal'de ise 177 günü kirli çıktı. Dünya Sağlık Örgütü'nün daha sıkı olan 45 µg/m³ sınırına göre bu rakamlar Tarsus'ta 279 güne, Akdeniz'de 259 güne fırlıyor.
GÖRÜNMEZ TEHLİKE PM2.5 ÖLÇÜLMÜYOR
Raporun ortaya koyduğu en büyük eksiklik ise, doğrudan kana karışarak ölümcül kalp, damar ve solunum yolu hastalıklarına neden olan PM2.5 (partikül madde 2.5) ölçümünün Mersin'de hiç yapılmıyor olması. Uzmanlar, bu durumu "halk sağlığı yönetimi açısından en kritik eksiklik" olarak nitelendiriyor. Geçmiş yıllarda bazı istasyonlarda ölçülen PM2.5'ın 2025'te tamamen devre dışı kalması, kentte hava kirliliğine bağlı sağlık sorunlarının tespitini imkansız hale getiriyor.
Azotdioksit (NO2) ve Azotoksitler (NOX) ölçümleri de kentteki trafik ve sanayi kaynaklı kirliliğin boyutlarını gözler önüne seriyor. Özellikle İstiklal, Yenişehir ve Akdeniz istasyonlarında durum kritik: İstiklal İstasyonu: 264 günlük ölçümün 177 gününde NO2, 235 gününde ise NOX sınır değerleri aşıldı.
Yenişehir İstasyonu: Sadece 122 gün ölçüm yapılabilmesine rağmen, bu günlerin 103'ünde NO2, 113'ünde NOX sınır değerleri aşıldı. Bu, bölgede ölçüm yapılan her 10 günden neredeyse 9'unun kirli olduğu anlamına geliyor.
Raporda, Mersin'deki 893 bin 435 motorlu araç sayısına dikkat çekilirken, her iki kişiden birine araç düştüğü, Tarsus-Mersin Otoyolu'nun ücretli olması nedeniyle ağır vasıtaların şehir içini kullanmak zorunda kaldığı ve bunun kirliliği artırdığı vurgulandı. Ayrıca Tarsus, Toroslar ve Silifke'de yoğunlaşan taş ocakları ve maden tesislerinin de hava kalitesini olumsuz etkilediği belirtildi.
"VERİ BİLE TAM DEĞİL"
Raporun bir diğer dikkat çekici bulgusu, veri kesintileri. Taşucu istasyonunda 2024'te 331 gün ölçüm yapılırken, bu sayı 2025'te 146 güne (%50,68 azalış) düştü. Aynı istasyonda yıllık ortalama PM10 değeri bir yılda 26.02 µg/m³'ten 58.93 µg/m³'e fırlayarak adeta patlama yaptı. Uzmanlar, ölçüm yapılmayan gün sayısının fazlalığının sağlıklı değerlendirme yapılmasını engellediğini vurguluyor.
Çevre Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Dr. Sinan Can, "Mersin'de hava kirliliği kronik bir hal almıştır. Akdeniz ve Tarsus başta olmak üzere kent merkezinde yaşayanlar adeta zehir solumaktadır. En tehlikeli kirletici PM2.5'ın ölçülmemesi ise kabul edilemez. Yetkilileri ivedilikle acil eylem planı uygulamaya, tüm istasyonlara PM2.5 cihazları kurmaya ve ulaşımda yeşil dönüşümü başlatmaya çağırıyoruz" açıklamasında bulundu.
Rapor, kentte özellikle kış aylarında kalitesiz yakıt kullanımı ve kömür yardımlarının doğalgaz desteğine dönüştürülmesi, düşük emisyon bölgeleri oluşturulması ve imar planlarında hava koridorlarının korunması gerektiğinin altını çiziyor.
|