Mersin’in gastronomisi masaya yatırıldı.





Tarih: 9 Mayıs 2026 Cumartesi 15:31

Mersin’de “Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik: Topraktan Sofraya Lezzetin Hafızası” başlıklı etkinlikte gastronominin kültür ve kimlikle ilişkisi ile sürdürülebilir üretim modelleri çok yönlü olarak ele alındı.

 

 

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO), Mersin Büyükşehir Belediyesi, Mersin Avrupa Birliği Bilgi Merkezi ve Slow Food iş birliğiyle “Gastronomi, Kültür ve Sürdürülebilirlik: Topraktan Sofraya Lezzetin Hafızası” başlıklı etkinlik düzenlendi. Türkiye’nin farklı bölgelerinden yerel üreticileri, şefleri, akademisyenleri ve gastronomi öğrencilerini Mersin’de bir araya getiren programda, gastronominin kültür ve kimlikle ilişkisi ile sürdürülebilir üretim modelleri çok yönlü olarak ele alındı.
Beş oturumda tamamlanan etkinlikte, topraktan sofraya uzanan üretim zinciri, yerel ürünlerin korunması ve gastronominin kültürel mirasla ilişkisi detaylı biçimde değerlendirildi. Etkinliğin açılışında konuşan Türkiye Slow Food Koordinatörü Yasmina Lokmanoğlu, Slow Food’un yalnızca ne yediğimizle değil, nasıl bir gelecek kurmak istediğimizle ilgili olduğunu vurguladı. Lokmanoğlu, “Yiyeceği sadece tüketen değil; anlayan, sorgulayan ve sahip çıkan bir topluluğuz. Yemeğin dedektifleriyiz. Toprağı, üreticiyi ve geleceği bu merakla koruyoruz. İyi, temiz ve adil bir dünya ancak birlikte mümkün” ifadelerini kullandı.
Mersin Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Abdullah Selçuk Şahutoğlu ise Mersin’in bereketli toprakları, güçlü mutfağı ve tarımsal üretimiyle Akdeniz’in önemli bir gastronomi hafızasına sahip olduğunu belirtti. Her ürünün ve her sofranın bir hikâyesi olduğunu vurgulayan Şahutoğlu, bu hikâyelerin nesilden nesile aktarıldıkça anlam kazandığını söyledi. “Gastronomi yalnızca yemek değil; aynı zamanda kültür ve dayanışmadır. Biz de çalışmalarımızı bu bilinçle sürdürüyoruz” dedi.
ÇAKIR: “MERSİN’İN DEĞERLERİNİ LEZZETE DÖNÜŞTÜRMELİYİZ”
Açılış konuşmasında tarımın stratejik önemine dikkat çeken Hakan Sefa Çakır, tarım olmadan turizm ve lojistik gibi sektörlerin de gelişemeyeceğini ifade etti. Tarımsal üretimin hem ülkelerin hem de gelecek nesillerin sürdürülebilirliği açısından hayati bir alan olduğuna işaret eden Çakır, “Çok kıymetli ürünlerimiz var ancak değerini bulmadığında üreticinin motivasyonu düşüyor. Slow Food ekibinin çalışmaları bu açıdan da çok kıymetli. Bir yandan sağlığı korurken diğer yandan sürdürülebilirliği destekliyorlar. Yeryüzü pazarları da üreticimizi, tohumlarımızı ve ürünlerimizi koruyan önemli platformlar” diye konuştu.
Mersin’in tarımsal değerlerinin gastronomi aracılığıyla daha görünür hale getirilmesi gerektiğini vurgulayan Çakır, “Önce üreticiyi ve üretimi korumalıyız. Ürünlerin hak ettiği değeri bulmasını sağlayacak sistemler kurmalı ve sağlıklı üretimi desteklemeliyiz. Slow Food bu anlamda örnek bir çalışma yürütüyor. Hem tarımın sürdürülebilirliğine hem de gastronomi turizminin gelişimine önemli katkılar sunuyor. Bu çalışmaları sonuna kadar destekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Programda ayrıca Slow Food Asya ve Pasifik Bölgesi Koordinatörü Elena Aniere, Avrupa’da sürdürülebilir gastronomi konulu sunumunda Avrupa Birliği’nin “Çiftlikten Sofraya” stratejisi kapsamında yürütülen iyi uygulama örneklerini paylaştı.
Gün boyu devam eden etkinlikte ilk oturumda “Gastronomi, Kültür ve Kimlik İlişkisi”, ikinci oturumda “Kültürel Diyalog ve Kültürel Miras Aracı Olarak Gastronomi” başlıkları ele alındı. Programın ilerleyen bölümlerinde ise “Topraktan Sofraya Gastronomi Kimliğinin Sürdürülebilirliği”, “Yerel ve Sürdürülebilir Üretimin Haritalanması: Organik ve Agroekolojik Çiftlikler” ve “Türkiye Slow Food Liderleri Deneyim Paylaşımı” başlıklı oturumlarla etkinlik sona erdi.


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)



 



ANASAYFA
MASAÜSTÜ GÖRÜNÜM
HABER ARŞİVİ


KÜNYE


İLETİŞİM

mersinpost.com.tr © Copyright 2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden
yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.


URA MEDYA