Ahmet Kemal Tekin
Tarih : 20.01.2026


Politik İklimin Suça Yansıması


 

Polisiye edebiyat yüzeyde bir suçun izini sürer; derinde ise toplumun siyasal ve ahlaki haritasını çıkarır. Bu yüzden coğrafya yalnızca bir arka plan değil, anlatının kurucu unsurudur. İskandinav polisiyesi ile Akdeniz polisiyesi arasındaki ayrım, iklimden çok politik kültürün yarattığı anlatı farklarında belirginleşir. İskandinav yarımadasında polisiyenin aldığı biçimi anlamak, refah devleti ideolojisiyle kurulan karmaşık ilişkinin izini sürmekten geçer.

İskandinav polisiyesinin ortak omurgası—İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya ve kısmen İzlanda’da—20. yüzyıl boyunca inşa edilen sosyal demokrat refah devletidir. Eşitlik, güvenlik ve şeffaflık vaadiyle kurulan bu model, polisiyede bir mit olarak sorgulanır. Suç, bireysel sapma olmaktan çok, sistemin iç çelişkilerinin görünür hâle geldiği bir kırılma noktasıdır. Bu nedenle İskandinav polisiyesinde asıl soru “katil kim?” değil, “bu suç nasıl mümkün oldu?”dur.

Bu politik zemin, anlatıda iktidarın görünmezliğini öne çıkarır. Açık baskıdan ziyade bürokratik düzenleme, norm üretimi ve kurumsal sessizlikle işleyen bir iktidar yapısı, polisiyede dosyaların kaybolması, soruşturmaların usulüne uygun biçimde kapatılması ve hukuki olanla adil olan arasındaki kopuş olarak belirir. Dedektif, devleti temsil eder; fakat soruşturma ilerledikçe kuruma değil, kendi vicdanına yaslanmak zorunda kalır. İsveç polisiyesindeki güçlü sistem eleştirisi, Norveç’te vicdani ve etik bir sınava, Danimarka’da ise doğrudan kurum ve iktidar eleştirisine dönüşür.

İskandinav yarımadasının “istikrarlı” görünen politik tarihi, bastırılmış travmalarla doludur: II. Dünya Savaşı’ndaki tarafsızlık tartışmaları, Nazi işbirliği suçları, Soğuk Savaş’ın gizli servis faaliyetleri, aşırı sağın yükselişi ve göç politikalarının yarattığı çatlaklar. Polisiye, bu bastırılmış geçmişi cinayet, kayıp ya da komplo biçiminde geri çağırır. Suç çözülse bile sorun çözülmez; adalet duygusu çoğu zaman tamamlanmamış kalır. Okur rahatlatılmaz, düşünmeye zorlanır.

Tam bu noktada Akdeniz polisiyesiyle belirgin bir karşıtlık ortaya çıkar. Akdeniz havzasında—İtalya, İspanya, Yunanistan ve Türkiye örneklerinde—polisiye, devletin görünmezliğinden çok aşırı görünürlüğü ile hesaplaşır. Yolsuzluk, patronaj ilişkileri, mafya-siyaset-medya üçgeni ve kişisel sadakat ağları anlatının merkezindedir. İktidar, bürokratik bir sis perdesi arkasında değil; gündelik hayatın tam ortasında, bedenlere ve ilişkilere temas ederek hissedilir.

Akdeniz polisiyesinde dedektif çoğu zaman yalnız bir vicdan değil, kalabalık ilişkiler ağının içindeki bir aktördür. Aile, mahalle, geçmiş bağlar ve kişisel sadakatler soruşturmayı biçimlendirir. Şiddet daha görünür, daha teatral ve daha sıcaktır; bedenle temas hâlindedir. Buna karşılık İskandinav polisiyesinde şiddet ölçülüdür, soğuktur ve etkisi gecikmeli hissedilir. Doğa bile bu ayrımı pekiştirir: İskandinavya’da sis, karanlık ve ıssızlık yabancılaştırıcıdır; Akdeniz’de ışık, kalabalık ve gürültü suçun üzerini örtmek yerine onu görünür kılar.

Sonuç olarak iki gelenek aynı türün farklı aksanları değil, farklı politik deneyimlerin edebî tercümeleridir. İskandinav polisiyesi refah devletinin karanlık arşivini açar; Akdeniz polisiyesi ise devletin gündelik hayata sızan çıplak yüzünü teşhir eder. Biri sessiz iktidarın, diğeri gürültülü iktidarın polisiyesidir.

Bugün bu metinleri yan yana okuduğumuzda, polisiye edebiyatın yalnızca bir eğlence türü olmadığını; aksine politik tahayyülün en sahici aynalarından biri olduğunu görürüz. Suç, her iki coğrafyada da bir sonuçtur. Fark, suçun hangi politik iklimde ve hangi iktidar biçimi altında mümkün hâle geldiğindedir. Polisiye, tam da bu nedenle, edebiyatın en politik türlerinden biri olmaya devam eder.

 

 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 

 

  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız
 
Yorumunuz
 


 



ANASAYFA
MASAÜSTÜ GÖRÜNÜM
HABER ARŞİVİ


KÜNYE


İLETİŞİM

mersinpost.com.tr © Copyright 2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden
yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.


URA MEDYA