image Ahmet Kemal Tekin
Çocuk ve Entelektüel

Yazı Tarihi : 4.10.2025
 E-Mail :

 

 

Bir küçük köpek, çok şanslı bence, oradan oraya koşturuyor ve sahibi handiyse her istediğini yerine getiriyor, bir küçük kör kedi, onun da çok şanslı olduğunu düşünüyorum, onun da her istediği yerine geliyor, yaramazlıklarına bir çocuktan daha çok imkan tanınıyor. Bir çocuk, elimdeki fotoğraf makinesine özeniyor, annesine ben de fotoğraf çekeceğim diyor, annesi versene şunu diyor bana, ben de niyeyse al çek diyorum. Çocuk birkaç fotoğraf çekip annesinin yanına geliyor, nasıl olmuş diye annesine soruyor, annesi de şöyle daha mı iyi olurdu? Diyor çocuğa, çocuk omuz silkip makineyi masanın üzerine bırakıyor. Benim, bizim değil ki bu çocuk niye onu benim başıma sürekli musallat etmeye çalışıyorsunuz, siz kendi çocuklarınızı yetiştirin ben öğretmen değilim, zerre merakımda yok bir çocuğu tekrar, tekrar büyütmeye.

Bir küçük çocuk, ne yazıyorsun diyor, ben de bilgisayarı göstererek köşe yazısı yazıyorum diyorum, ben de yazacağım diyor, bir kalem veriyorum ona da, hayır telefonda yazacağım diyor, şu an işin var olmaz diyorum, neredeyse ağlayacak, çocuk benim değil ki bana ne, hem nereden geldin ki sen yanıma, ben çocukluğumu bırakalı epey zaman oldu, içimde de her hangi bir çocuk olduğunu sanmıyordum ama çocuk ağlamaya devam ettikçe ben ısrarla uzak dur benden diye uzaklaşıyorum ondan ve onun evreninden, nedir bu arabesk.

Sonunda bunalıp iyice uzaklaşıyorum çocuktan ve onun isteklerinden, böyle böyle içimde bir ergende kalmıyor, gençlik yıllarımı da şiddetle kovuyorum içimden, ilkin yapmam gerekenler bunlar, yetişmemiş bir yazı, bir fotoğraf ne işe yarar ki? Çevrem, sürekli parlayan misketler, janjanlı yazılar ve fotoğraflar istiyor benden, bir çocuk gibi devinen, yaramaz bir çocuk gibi dikkat çeken, sıcacık bir çocuk gibi onları çevreleyen fotoğraflar ve yazılar istiyorlar benden, bense bunları istemiyorum, yaşantım böyle geçmiyor, parlamıyor, devinmiyor ve parlayıp duracağına artık iyice bungun bir duruma denk geliyor yaşadıklarım, bunları büyük filozofların kitaplarını okuyarak, büyük fotoğrafçıların fotoğraflarına bakarak çekiyorum, onların kitaplarından çıkarak yazıyorum, entelektüel olmak ne ise oradayım. Beğeni nedir hem, sizin beğeninizi ben nereden bilebilirim, ne kadar kapsayıcı olabilirsiniz ki o alanda.

Gittikçe her şeyi bilenler sarıyor çevremi, ben bu çevreden bunca bürokratik imgelemden, sözel kurallardan ziyade, iyice kitaplarıma sarılıyorum ve bir Ara Güler fotoğrafına bazen, örneğin ulaşmaya çalışıyorum, parlayıp durmuyor artık her şey, dandik bir herifin bana dediği gibi cevheri olmak istemiyorum kimsenin, yalnız kendime benzeyenlere bakarken bile en derin kaygı sarıyor çevremi, çünkü öyle bir çocuk avutmuyorum, bedel ödemeden, benim okuduklarımı okumadan beni eleştiremezsin, bunca çaba boşuna, gün avutmuyor! Ben oyun sevmiyorum. Epey bedel ödedim, ya siz! Hangi alan için bedel ödediniz de vardınız o makama, mevkiye, yazıya? Bilim ve sanat nedir?



  YORUM YAZ
 
Adınız Soyadınız
 
Yorumunuz
 
 
  GÜNCEL
 
 
 
  SOSYAL MEDYA
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
  FACEBOOK
 

 
 
 


 
 
 

 

Mersin Post | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinpost.com.tr © Copyright 2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Mersin Post basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA