|
Mersin’de ruhsatsız ateşli silahla vurularak öldürülen Hiranur Aygar’ın (16) ölümüyle ilgili davanın karar duruşması Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.
Savcı duruşmada sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), çocuğu olası kastla öldürme suçundan müebbet hapis ve ruhsatsız silah bulundurma suçundan 2 yıl hapis cezası, Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç'ye (20), suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından 4 ay hapis, hükmün açıklamasının geri bırakılması ve tahliyesine karar verdi.
Duruşmaya Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, yönetim kurulu üyeleri, Mersin Barosu önceki dönem Başkanı ve 27. Dönem Mersin Milletvekili Av. Alpay Antmen, Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Duygu Akat Özkale, Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gülce Dida Çavdar,Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ile Mersin Kadın Dayanışma Komitesi gönüllü Avukatı Derya Demir, dernek temsilcileri, Kadın Dayanışma Komitesi,Hiranur’un ailesi ve arkadaşları katıldı.
ÖZDEMİR: KARAR, ADALET VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ YÖNÜNDEN BİZLERİ TATMİN ETMEDİ”
Duruşma sonrası yapılan basın açıklamasında konuşan Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir konuşmasında, “Mersin Barosu olarak, Çocuk Hakları ve Kadın Hakları Merkezimizle birlikte dosyanın sonuna kadar takipçisi olacağız. Maalesef bugün verilen karar, öncelikle adalet ve hukukun üstünlüğü yönünden bizleri tatmin etmedi. Vicdanları da rahatlatmadı. Biz, çocuklarımızın ölmemesi için kadına yönelik şiddetin son bulması için hukuk mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Mersin Barosu olarak, dosyanın hem istinaf aşamasında hem de Yargıtay aşamasında takipçisi olacağımızı ve adaletin tesisi için Mersin Barosu avukatları olarak gereğini yerine getireceğimizi kamuoyuna saygılarımızla bildiririz” diye konuştu.
ANTMEN: “BİR GECEDE ÇIKILAN İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NE DERHAL DÖNMEMİZ GEREKİYOR”
Mersin Barosu önceki dönem başkanı ve 27. Dönem Mersin Milletvekili Av. Alpay Antmen ise, “Bizler kadınlarımızı koruyamıyoruz. Çocuklarımızı koruyamıyoruz. 6284 sayılı yasanın tüm hükümleriyle, eksiksiz ve istisnasız uygulanması gerekiyor. Bu konuda iktidara büyük ve önemli görevler düşüyor. Fakat bundan da daha önemlisi, bir gecede çıkılan İstanbul Sözleşmesi’ne derhal dönmemiz gerekiyor. Kadın cinayetleri, çocuk cinayetleri maalesef politiktir. Bunları da çözüme kavuşturmak en başta siyasi iktidarın görevidir diyorum. Bundan sonra böyle acılar yaşanmasın” şeklinde konuştu.
DEMİR: “KARAR, ÜLKENİN ADALETİNİN TEMELDEN SARSILDIĞININ İLANIDIR”
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği ile Mersin Kadın Dayanışma Komitesi gönüllü Avukatı Derya Demirkonuşmasında, “8 Aylık mücadelenin son günü ama aslında başka bir mücadelenin başlangıcı. Bugün maalesef vicdanları rahatlatan, adaletin yerini bulduğunu söyleyeceğimizbir karar alamadık. Aldığınız karar sadece basit bir ceza mahkemesi kararı değil, çocuklarını koruyamayan, bu ülkenin adaletinin temelden sarsıldığının da ilanıdır. Ruhsatsız silahların bakkaldan ekmek gibi alındığı bir ülkede çocuklarını koruyamayan bir düzene karşı isyan için bir araya geldik. Bu karara itiraz edeceğiz. Bu kararı kabul etmeyeceğiz. Çocukların korunması için ve ölmemesi için mücadeleye devam edeceğiz. Canımız sıkkın ama elbette pes etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
|