|
Binlerce yıllık tarihi, Akdeniz’in mavi suları, eşsiz doğası ve zengin mutfak kültürüyle Türkiye’nin parlayan yıldızı Mersin, sürdürülebilir turizm hamleleriyle marka kent olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Tarihi konaklardan arkeoköylere, gastronomi evlerinden kültür rotalarına uzanan projelerle kent, turizmi yalnızca sahil şeridinden çıkarıp kırsalıyla, dokusuyla ve kimliğiyle bütüncül bir kalkınma modeline dönüştürüyor.
Mersin, kadim geçmişinden aldığı gücü, Akdeniz’in serin esintisiyle buluşturan, doğal güzellikleri, kültürel mozaiği ve damak çatlatan gastronomisiyle Türkiye’nin gözde turizm kentleri arasında kalıcı bir yer edinme hedefini kararlılıkla sürdürüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, bu zengin potansiyeli sürdürülebilir turizm anlayışıyla harmanlayarak kentin dört bir yanında eş güdümlü projeleri hayata geçiriyor.
“Deniz, Tarih, Kültür ve Gastronomi” ortak paydasında şekillenen vizyon, Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Turizm ve Tanıtım Şube Müdürlüğü öncülüğünde çok boyutlu çalışmalara dönüşüyor. Tarihi mirasın korunması, turizm destinasyonlarının çeşitlendirilmesi, ulusal ve uluslararası tanıtım kampanyaları, gastronomi turizminin geliştirilmesi, arkeolojik kazılara sağlanan destek ve tarihi kent dokusunun yeniden ihyası gibi alanlarda yürütülen projeler, Mersin’in altyapısını güçlendirirken marka değerini de her geçen gün artırıyor.
Sahil yenilemeleri, kültür rotaları, festivaller ve uluslararası iş birlikleriyle zenginleşen bu girişimler, kentin sahip olduğu değerleri çok daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor. Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde, kalkınma ile turizmi iç içe geçiren stratejik yaklaşım, Mersin’i dünya haritasında parlayan bir marka kent haline getirme yolunda kararlılıkla ilerliyor.
Kent merkezinden Anamur’a, Tarsus’tan Silifke’ye, Erdemli’den Mut’a kadar uzanan bu kapsamlı atılım, turizmi dar bir coğrafyaya hapsetmeyip, kırsaldan kente tüm ilçelere yayılan bütüncül bir gelişim modeline dönüştürüyor. Tarih, kültür, deniz, doğa ve lezzet aynı paydada buluşurken, Mersin’in hem yurt içinden hem yurt dışından daha yoğun ziyaretçi akınına uğraması için kapsamlı bir tanıtım stratejisi de eş zamanlı yürütülüyor.
Turizm ve Tanıtım Şube Müdürü Başar Akça, her ilçenin kendine has değerleriyle ele alındığını belirterek projelerin ayrıntılarını paylaştı. Akça, “Kent merkezinde Taş Bina’yı ‘Kent Müzesi’ olarak yeniden işlevlendiriyoruz. Burası ziyaretçilere Mersin’i tarihi, coğrafyası, sanatı ve müziğiyle kısa sürede tanıtacak bir ilk durak olacak. Ayrıca Karamancılar Konağı’nı ‘Mersin Mutfak Kültürü Evi’ne dönüştürerek tarihi dokuyu gastronomiyle buluşturuyoruz. Kasaplar Çarşısı Projesi’yle de bu destinasyonları tamamlayıp erişilebilir bir turizm koridoru oluşturacağız” dedi.
Kırsal kalkınmaya da özel önem verdiklerini vurgulayan Akça, “Köyümüz Atölye, Örnek Köyler, Uzuncaburç Arkeoköy, Mut Jeoköy ve Melemez’deki Girit kültürü projeleriyle üreticiyi destekliyor, kültürel ve arkeolojik zenginlikleri bütüncül bir şekilde turizme kazandırıyoruz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasını Mersin’in 9 bin yıllık geçmişine vurgu yaparak sürdüren Akça, “Mersin’i her alanda bir açık hava müzesi gibi görüp değerlendiriyoruz. Doğu Akdeniz’in yükselen yıldızı olan kentimiz, hak ettiği tanıtıma ve marka destinasyon kimliğine kavuşmak için güçlü adımlarla ilerliyor” diyerek sözlerini tamamladı.
|