Mersin Ziraat Odası’ndan tarım bütçesi ve ithalat uyarısı

Tarih: 10 Eylül 2026 Perşembe 11:47

Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, 2027 yılı tarım bütçesinin yüzde 29,3 oranında azaltılmasını "kaygı verici" olarak nitelendirerek, yerli üretimin hasat takvimi dikkate alınmadan yapılacak ithalata karşı uyardı.

 



Mersin Ziraat Odası Başkanı Musa Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanlığının 2027 yılı bütçe teklifine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yılmaz, 2026 yılının üreticide açtığı yaranın henüz kapanmadığını belirterek, bakanlığın yaklaşık 542 milyar TL olan bütçesinin 2027 yılı ödenek teklifinde 383 milyar TL'ye düşürülmesinin, yani yüzde 29,3 oranında azaltılmasının öngörülmesinin kaygı verici olduğunu söyledi.
"MİLLİ GÜVENLİK MESELESİNİN BÜTÇESİ KÜÇÜLTÜLEMEZ"
Üretim maliyetleri ve çiftçi borçları artarken tarım bütçesinin nominal olarak dahi küçültülmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Tarımsal üretim bir milli güvenlik meselesiyse bunun bütçede de karşılığı olmalıdır. Milli güvenlik meselesinin bütçesi küçültülerek üretim güvenliği sağlanamaz" dedi.
MERSİN'DE ÜRETİCİ İÇİN AĞIR KAYIP YILI
2026 yılının Mersin'de meyve, sebze, narenciye ve örtü altı üreticileri açısından ağır bir kayıp yılı olduğunu ifade eden Yılmaz, gübre, ilaç, mazot, elektrik, sulama, işçilik ve nakliye giderleri sürekli artarken ürünlerin büyük bölümünün maliyetinin altında satıldığını, bazı ürünlerin alıcı dahi bulamadığını kaydetti.
Özellikle meyve suyu ve suma fabrikalarının açıkladığı alım fiyatlarının, üreticinin bakım ve hasat giderlerini bile karşılamadığını belirten Yılmaz, "Adeta çiftçiye 'üretmeyin' denilmiştir. Üretici zarar ederken tüketicinin aynı ürünü pahalıya alması, sistemin ne üreticiyi ne de tüketiciyi koruduğunu açıkça göstermektedir" diye konuştu.
"ÜRETİCİ KAZANIRSA ŞEHİR KAZANIR"
Üreticinin kazancının yalnızca kendi cebine giren para olmadığını vurgulayan Yılmaz, tarımın işçiden esnafa, gübre ve ilaç bayisinden akaryakıtçıya, nakliyeciden ambalajcıya, sanayiciden ihracatçıya kadar onlarca sektörü ayakta tuttuğunu söyledi. Yılmaz, "Mersin'de limon para ettiğinde bunun etkisini bütün şehir görür: Bahçeler bakılır, işçi çalışır, borçlar ödenir, nakliye ve ticaret hareketlenir. Limon para etmediğinde ise zarar bahçede kalmaz; Mersin ekonomisinin tamamına yayılır. Kısacası üretici kazanırsa şehir kazanır, üretici kaybederse herkes kaybeder" ifadelerini kullandı.
 TARIMSAL İSTİHDAM GERİLİYOR
Türkiye'de tarımda çalışanların sayısının 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 4 milyon 560 bin kişiye gerilediğini aktaran Yılmaz, Adana ve Mersin'i kapsayan TR62 Bölgesi'nde tarımsal istihdamın bir yılda 263 bin kişiden 255 bin kişiye düştüğünü belirtti. Tarımın bölge istihdamındaki payının hâlâ yüzde 17 civarında olduğunu kaydeden Yılmaz, buna rağmen tarımsal nüfusun hızla azaldığını ve Mersin tarımının temelini oluşturan 1–10 dekar arasındaki küçük aile işletmelerinin üretimden koptuğunu söyledi.
"Küçük üreticinin bir sezon zarar etmesi yalnızca gelir kaybı değil, üretim hayatının sona ermesi demektir" diyen Yılmaz, Trabzon hurması hasat döneminde yerli ürün dalda ve depoda beklerken Azerbaycan'dan yapılan ithalatın üretici fiyatlarını baskıladığını ve çiftçiyi ciddi zarara uğrattığını hatırlattı.
KİVİ İTHALATI ENDİŞESİ
Şimdi benzer bir uygulamanın yeni sezonda kivi için de gündeme gelebileceğinin konuşulduğunu belirten Yılmaz, bu konuda henüz resmi ve net bir açıklama bulunmadığını, ancak böyle bir hazırlık varsa kapsamı ve takvimin üreticiden saklanmaması gerektiğini vurguladı. Yılmaz, "Yerli ürün hasat edilirken yapılacak kontrolsüz ithalat, üreticinin emeğine vurulacak yeni bir darbedir. İthalat, ihtiyaç karşılamak için kullanılabilir; yerli üreticinin fiyatını bastırmak için değil" dedi.
TARIM KREDİ MARKETLERİNE ÇAĞRI
Tarım Kredi Kooperatifleri ve bağlı zincir marketlerden beklentilerinin yalnızca yeni mağazalar açmaları veya yeni kredi paketleri açıklamaları olmadığını ifade eden Yılmaz, pazarlama sorunu yaşanan bölgelerde doğrudan ürün alımı yapılması ve yerli ve bölgesel ürünlere raflarda öncelik verilmesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, "Üretici dostluğu tabelayla değil, çiftçinin ürünü elinde kaldığında gösterilecek iradeyle ölçülür. Üreticinin mevcut borcunu yeni bir borçla kapatmasına imkân sağlamak da müjde değildir. Borcu borçla çevirmek çözüm değil, çöküşü ertelemektir" dedi.
Mersin Ziraat Odası olarak çağrılarının açık olduğunu belirten Başkan Musa Yılmaz, talepleri şöyle sıraladı:
“ Yerli üretimin hasat takvimi dikkate alınmadan ithalat yapılmamalı, ithalat kararları önceden ve şeffaf biçimde açıklanmalı, sanayiye giden ürünlerde maliyeti gözeten bir alım sistemi kurulmalı, Tarım Kredi marketleri bölgesel ürün alımında sorumluluk üstlenmeli, küçük aile işletmeleri özel olarak korunmalı, 2027 yılı için öngörülen tarım bütçesi yeniden değerlendirilmeli ve üretimi sürdürebilecek seviyeye çıkarılmalı”
"ÇİFTÇİ ÜRETMEKTEN VAZGEÇMİYOR; POLİTİKALAR ZORLUYOR"
2026 yılının bilançosunun açık olduğunu söyleyen Yılmaz, "Üreticinin sabrı da sermayesi de tükenmektedir. Çiftçi üretmekten vazgeçmiyor; uygulanan politikalar çiftçiyi üretimden vazgeçmeye zorluyor. Üreticiyi kaybettikten sonra açıklanacak hiçbir destek paketi, terk edilen bahçeleri ve kaybedilen üretim kültürünü kolaylıkla geri getiremeyecektir" diyerek sözlerini tamamladı.


Etiket: Mersin, Gündem,


Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

 
 
 
  GÜNCEL
 
 
  HAVA DURUMU
 
 
 
  FACEBOOK
 


 
 
 


 
 
 

 

Mersin Post | Siteden yararlanırken yayın politikamızı okumanızı tavsiye ederiz. mersinpost.com.tr © Copyright 2026 Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz. Mersin Post basın ve yayın meslek ilkelerine uyar.

URA MEDYA